Kendimi yırtıp attığım yerde uyanıyorum her gün..   Her gün aynı; eteklerimin içine düşüyorsun gitmeyecek misin? Balıklar ve kuşlar için gülümseyen bir avcı mısın? Bende 3 gizli anahtar var ve yollar, yollar , yollar  ve kayıp uykularım. Sayfalara yemin dikiyorum.
Battaniyesiz yatak , dudaksız şarkı senin kederine nasıl geldim nasıl?   Botumun tekini hangi sokakta unuttum diğer teki olmadan hiç bir işe yaramaz.. Kaç it oğlu it geçti yanımdan , çok hangisi durdu? Kimse yok mu? Tenim uyuşmuyor mu güneşli havayla?
Bu gece yıldızlardan nefret ediyorum bu gece yıldızlar, karanlığın içindeki çirkin sevimsiz çatlaklara, defolara benziyor.
Kendini ortadan kaldırmayı hiç tasarlamamış; ipin,kurşunun,zehirin ya da denizin yardımına başvurabileceğini hiç hissetmemiş kişi, aşağılık bir kürek mahkumudur; ya da evrenin leşi üzerinde sürünen bir solucan.
Şüpheler, güvensizlikler, mutsuz ilişkiler ,paranoya , umutsuzluklar ve ilaçlarla dolu bir hayat.
G... Marilyn Monroe

tabula rasa

çok sevdiğin birini kaybedersin
bir trenle gider,bir tabutla gider veya siktir olup gider 
geri dönmeyecektir
 bir daha hiç ölmeyecektir 
bir daha hiç olmayacaktır 
bazı kelimeler sende kalır
fotoğrafları,yağacak yağmurları
ve dudaklarını kemiren bazı kelimeler
o kelimeleri kimseye veremezsin 
sende de kalamazlar
çünkü giden 
gittiği iyi anlaşılsın diye
başkalarıyla konuşacaklarını da öldürüp
gitmiştir