Sizi sakladığım yerde unuttum. Bağışlayın. Kalbime diyorum, en son oraya koymamış mıydım sizi? Açtım kapadım mazinin çekmecelerini… Bir ömür aradım sizi… Dağılan takvim yapraklarını topladım da bir bir… Unutmaya alışırken buldum kendimi. Ve unutmak istemediğimi hatırladım… Hafızam gün günden zayıflıyor, kusuruma bakmayın. İsminiz? … Yüzünüzü yanlış hatırlıyor olmalıyım. Gözlerinizin bitip de aşkın başladığı yeri… Ben sizi bir vakitler çok sevmiş olabilir miyim? . Anımsıyor musunuz sizde? Bir varmış… Bir yokmuş… Ben sizi evvel zaman içinde sevdim. Kaf dağının ardındaydınız. Kırk gün kırk gece… Sahi ben sizi çok sevmiş miydim?
What a lamb to it's slaughter
Buried in water
Down
Under the ground
There's a town there
I've been down there
In the middle of the lake
I hold your hand for goodness sake
When the women and kid's are asleep
The walls there
And the skin of the sheep
So lock all
The windows and doors
The Devil's coming for you and yours
Like a lamb to his slaughter
Buried in water
Buried in water
Buried in water
When the leaves
go floating away
in the pale moonlight
bury anchors in our garden
and we can let our heartbeats go
Buried in water
Down
Under the ground
There's a town there
I've been down there
In the middle of the lake
I hold your hand for goodness sake
When the women and kid's are asleep
The walls there
And the skin of the sheep
So lock all
The windows and doors
The Devil's coming for you and yours
Like a lamb to his slaughter
Buried in water
Buried in water
Buried in water
When the leaves
go floating away
in the pale moonlight
bury anchors in our garden
and we can let our heartbeats go
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)